“Senin Allah belanı versin.” diyerek beddua eden kadın, eşine fiziksel şiddet uygulayan ve küfür eden erkeğe göre ağır kusurludur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2019/5082 E.  ,  2019/12571 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, reddedilen manevi tazminat talebi ve kendisi için nafakaya hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İlk derece mahkemesinin ilk verdiği hükme karşı, davalı-davacı erkek tarafından reddedilen manevi tazminat yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, erkeğin reddedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
3- İlk derece mahkemesince, kadının boşanma davası ile erkeğin birleşen boşanma davasının kabulü ile karşılıklı tazminat taleplerinin reddine ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş; ortak çocukların velayetleri davalı-davacı erkeğe verilerek erkeğin iştirak nafakası talebi reddedilmiştir. Hükme karşı, erkek tarafından kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve reddedilen iştirak nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi başvurunun esastan reddine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararında eşine şiddet uygulayan, eşini ortak çocuğa dövdüren ve “Senin Allah’ını kitabını sinkaf ederim.” diyerek küfür eden erkek ile güven sarsıcı davranışları olan, erkek arkadaşı ortak haneye geldiğinde evden ayrılmayan ortak çocuklara şiddet uygulayan ve eşinin küfürüne karşılık “Senin Allah belanı versin.” diyen kadının eşit kusurlu olduklarına hükmedilmiştir. Davacı-davalı kadının dava dilekçesinde “Eşinin ortak çocuğa kendisini dövdürdüğü” vakıasına dayanılmamıştır; kaldı ki bu konudaki tanık ifadesi duyuma dayalıdır. Bölge adliye mahkemesi kararında kadının erkek arkadaşı olduğu, erkek arkadaşı ile şehirde yalnız dolaştığı ve yalnız olarak patates tarlasına gittiği ve bu suretle güven sarsıcı davranışlarının olduğu belirtilmişse de ortak çocuklar, mahkemedeki ve adli soruşturmadaki ifadelerinde kadının erkek arkadaşını, eşi olmadığı zamanlarda, ortak haneye aldığını, çocukları evden uzaklaştırmaya çalıştığını ve evden ayrılmak istemeyen çocuklara şiddet uyguladığını ifade etmişlerdir. Eşi evde olmadığı zamanlarda erkek arkadaşını ortak haneye alan ve bu suretle sadakatsiz davranan kadının kusurunun güven sarsıcı davranış olduğuna hükmedilmesi yerinde olmamıştır. Bu itibarla boşanmaya neden olan olaylarda erkek arkadaşını ortak konuta alarak sadakatsiz davranan, erkek arkadaşı eve geldiğinde evden ayrılmak istemeyen çocuklara şiddet uygulayan ve eşine “Senin Allah belanı versin.” diyerek beddua eden kadın, eşine 24/02/2017 tarihinde fiziksel şiddet uygulayan ve küfür eden erkeğe göre ağır kusurludur. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (TMK m. 175/1). Davacı-davalı kadın boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğe göre ağır kusurlu olup, kadın yararına yoksulluk nafakasının koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeplerle davalı-davacı erkeğin temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2.) bentte gösterilen sebeplerle hükmün ONANMASINA; (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 19.12.2019

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: